27 Şubat 2012 Pazartesi

İlluminati Paranoyası


Günümüzde herkes aynı konuyu konuşmayı görev edinmiş sanırsam. Yaş falan da farketmiyor. Halbuki ne güzel olurdu her insan farklı bir konuyu konuşaydı, farklı şeyler öğreneydik.

Çağımızın malzemesi de gördüğünüz gibi ''İlluminati''
Bu kelimeyi ilk defa Dan Brown'un Melekler ve Şeytanlar isimli kitabında görmüştüm. Bir süre bir yazı sanatı sandım. Evet, ilginçti. Araştırılabilir bir konuydu.

Ben böyle bilgisiz bilgisiz dolaşırken Peren (Holy Ketsugi) beni aydınlattı. Ona buradan teşekkürler. Fakat ben bu örgütün farkına vardığımda bir kaç kişinin hayatının her kalıbına uydurduğunu gördüm. Özellikle de otta bokta sübliminal mesaj arama alışkanlığı başladı.

http://michaelsikkofield.blogspot.com/

Öncelikle bence kaynak olarak kullanmanız gereken site bu olmalı. İlk başta paranoya diyebilirsiniz ama teorilerin gerçeğe fazlasıyla yakın olduğunu farkedeceksiniz.
En son sübliminal mesajdan bahsetmiştim. İlluminati Türkiye Kolu diye adlandırdığım örgüt en çok okul arkadaşlarıma sıçrayınca rahatsız olmaya başladım. Sınıfta dönen muhabbete kulak kabartayım dedim;
''Sek sütü biliyonuz mu? Bak Sek Süt, hızlı söyle seks oluyor. Bilinçaltına mesaj bunlar hep.''
Yavrum evladım, beyninde parlayan 3 saniyelik düşünceyi neden tüm okula aktarıyorsun. Çoğu kişi siklemeyecek zaten seni. Milletin değerli zamanını çalıyorsun.

Evet, mesajlar veriliyor. Ancak taa ki arkadaşımın telefonuna yükleyecek işsizliğe eriştiği videodan bahsetmek istiyorum.



Evet benle alakalı bir yerde görmüş, elinde telefon ve kulaklığı ile bana doğru koştu. Çok mutluydu, öylesine bir paranoya olmuştu ki bu her bir ''mesaj'' olarak düşündüğü şeyi farkettiğinde bir zeki havasına bürünüyor ve mutlu oluyordu. Tabi ki göz görmüş ya, anında illuminati. Sorunlu arkadaşım sen onun sözlerine baktın mı ki? Doğru dürüst dinledin mi ki? Videoda göz var piramit var hoşgeldiniz illuminati store.

http://www.sweetslyrics.com/880809.ASIAN%20DUB%20FOUNDATION%20-%20A%20New%20London%20Eye.html

Buradan sözlerine bakabilirsiniz bu şarkının. Nerede mesaj nerede bilinçaltına mesaj yollama?

Arkadaşlar araştırın. Araştıran bir toplumuz artık da hayatınıza yansıtmadan kendiniz düşünün. OLDUĞU BİLE KESİN OLMAYAN BİR ÖRGÜT İÇİN DELİRMEYİN!

[Not: %100 var diye kanıt yoksa kesin değildir.]

Haydi kalınız sağlıcakla~ 

21 Şubat 2012 Salı

MMORPG Irkçılığı - Part 1

PERFECT WORLD ENTERTAINMENThttp://www.perfectworld.com/

Bu oyun ekibinin tanınmasının öncüleri Torchlight ve Perfect World Online büyük bir oranda.

http://torchlight.perfectworld.com/
https://register.perfectworld.com/pwiad11

Star Trek Online da az buz değil aslında.
Bu şirket ve oyunları hakkında söylenecek en büyük söz şu aslında: GÖRSELLİK var SİSTEM yok.

İlk başta videolara bakıyor ve şunu diyorsunuz;
''Bu efektlerle, bu görünümle bu oyunu oynarım ki ben!''
Lakin zamanla bu sözünüzün size zorlanarak girdiğini görüyorsunuz. Çoğu PWE oyununda level atlamak için aşırı kolay sistemler var zaten. Heyecan 0'a düşüyor resmen. PvP açısından sorarsanız bu açıdan en çok oy alan Jade Dynasty ve Perfect World Online olacaktır. Gerekse eventlar açısından.

PWE farklı yollardan oyuncuların damarlarına girmeye çalışmış. Tabi ki bunu görsel yöntemlerle yapmış.
-Mesela anime grafikli oyunu Rusty Hearts-
 

Jade Dynasty isimli oyuna özellikle dikkat çekmek isterim ki kendimi uzun bir süre kaptırdım.

Öncelikle oyunda iyi taraf bulunmakta ki kötü taraf ve iyi taraf yok. 120 level'da yapılan Fuwa, Felkin vs. olayıyla taraf kısmını hallediyorsunuz aslında.

Jadeon=Mage
Vim=Warrior
Lupin=Rogue
Skysong=Priest
Modo=Assassin

Peki nasıl gelişir, yükseliriz? - diye sorarsanız buna da verilecek tek cevap ''esper'' olacaktır.
Sizin yerinize atak yapan, item toplayan, can basan vs vs işleri yapan gece açık bırakma şeysi olarak bilinen olay.

Tek cevap dedim de şehirde meditasyon yaparak bile level atlayabiliyorsunuz. Bir tanis ka charm da 500m ederken parasız kalmak imkansız. Bu oyunu çoğu kişi PvP için oynuyor ya da göz zevki yaşıyor zaten. Çok fazla şey beklemeyin derim ben.
  
Ancak vakit öldürmek için elbet de oynayabilirsiniz. Oynamaya karar verirseniz Türkçe rehberleri buradan edinebiliyorsunuz;

http://www.onlineoyun.gen.tr/forums/340-Jade-Dynasty



PvP olayı böyle. PvE zaten fazla önemsenmemiş.




Trailer da bu.
Eğer oyuna başlamak için sebep arıyorsanız Zhu Xian isimli kitabı edinebilirsiniz. Bulması bayağı zor fakat...


 

Şu sıralar heyecan veren RPG bulmak zor. Multiplayer hele çok çok zor. Tıkla dalsın tipi oyunlara yeni bir soluk için neyse ki Vindictus var.


Büyücü Evie, Tank Fiona ve Savaşçı Lann var henüz Avrupa serverlarında. Diğerlerine Karok'un geldiği biliniyor.
Öncelikle Vindictus'a başlarken bilmeniz gereken bir kaç temel bilgi var;
  • Diğer oyunlardan farklı olarak RP büyük önem taşıyor. Main storyleriniz tamamlanmalı.
  • Sırf bir görev eşyası için aynı dungeona 10 defa girebilirsiniz. Sabır gerekli.
  • Henüz savaş anlamında sadece dungeon sistemi var. Yenileri gelecek mi kesin değil. Başka alemlere akmak isterseniz oyun sizi sıkacaktır.
  • Oyunda cinsiyet değiştirilmediğini baştan öğrenmeniz gerekir. Sadece karakter yaratma ekranı üzerine oyun oynayan şahısları tatmin edecek tek şey göğüs boyutu ayarlama olabilecektir.
  • Kullanıcı forumlarında Evie'nin kısıtlanması gerektiği yazıyor. Diğer klaslardan çoğu konuda daha avantajlı idir. Bunu bilmelisiniz.
  • Crafting oyunda büyük yer kaplıyor daha fazla para için es geçmeyiniz.



Vindictus aslında gayet basit bir yapı üzerine kurulu; bölümleri geçme ve bossu yenme.
Daha büyük bir amaç taşımıyor. Zaten çoğu zaman fareyi bile kullanmıyorsunuz. Kullanıcı arası iletişim çok düşük seviyelerde. Yalnız başınıza bölümler çok sıkıcı olabiliyor. Ama garip bir şekilde yine de oynuyorsunuz. Mantığını anlamak zor olabilir ancak oynarsanız göreceksinizdir.


Gameplay olarak şöyle bir video atayım. PvP yok zaten. Oyunun bir sonu var ayrıca bilginize. Olayın çoğu Tieve adlı karakterin başında geçiyor. Yaptığınız role göre hikaye şekilleniyor. Alternatif cevaplarınız az olsa da kararlar büyük.
Oyun Paladin-Paladin2d ve Dark Transformation-Dark T.2d gibi dönüşüm çeşitleriyle çok daha güzel olmuş diyebiliriz.

---------
Bu konu başlığının 2.bölümünde Türk oyunlarına bir genel bakış yapmayı planlıyorum. İyi bir şey bulabilecek miyim emin değilim haydi hayırlısı!




2 Şubat 2012 Perşembe

Zero no Tsukaima Üzerine


Zero no Tsukaima açıklamaları itibariyle büyü ağırlıklı bir konuya sahip olacak gibi göründü. 1.sezonu izledikten sonra konunun aşk olduğunu anladınız. 2.sezonu izledikten sonra konunun kahramanlık olduğunu anladınız. 3.sezonu izleyebildiniz mi bilmiyorum ama ben karpuz gibi memelerin altında ezilen Saito'dan başka bir şey göremedim.

İlk 3 sezonu bırakın da 4.sezon gelmiş. Gelmeli miydi? Evet. 3.sezonun batırdığı her şeyi kurtarmalıydı. Kurtarıyor mu? Bakış açısına göre değişir.


Öncelikle bu animede ecchi gayet de iyiydi. 2.sezondan başlayarak neden bir artma gösterdi? İzleyici kitlesi çok mu abazaydı. Değildi bence ya. Louise'in şirinliği yetiyordu. Şirin tsundere'm benim~ 


Ben Louise(Lemon-chan)'imden memnunken bir anda etraf Melon-chan'lerle dolmaya başladı. Bu da yetmezmiş gibi her bölümde 10 dakikayı yedi bu Melon-chanler. İsyan ediyorum arkadaşım.


Fakat göğüsler bir yana hikayede güzel değişmeler görüyorum. Mesela daha fazla void(hiçlik) büyücüleri. Biraz daha bilgi versem spoiler olacak zaten. 


Bir de komedi sahnelerinin arttığını farkediyorum. 3.sezondaki gereksiz ecchi yerini komik sahnelere bırakmış. 4.sezonu daha izlenilebilir kıvama getirmiş.

(Taiga olayına girmeyeceğim. Ben benzemediklerini savunuyorum gayet de.)

İzleyenlerle tartışalım şimdi? Beğendik mi? Ne derece?
I-ıh. Çok da derinlere ulaşıp adını kazıttıramadı değil mi? Figürünü aldırtamadı. Lolicon ve flat chest seven otakular aldı Louise figürlerini o ayrı.

Yine de tsundere derseniz en iyi tsundere olarak 


Kirino'yu örnek vereceğimdir. Ore no Imouto'da yer alan müthiş bir karakterdir. 






1 Şubat 2012 Çarşamba

Habbo Hotel'i Hatırlayanlarınız?


Geçmişte yapılanlar, hatırlananlar hep daha fazla değerli gelir insana değil mi? Çocukluğumuzdan hatırladığımız oyuncaklar. Şu kolu bacağı bükülen action man benzeri şeyler. Bu geçmişe duyulan ilgi oyunlarda daha baskın olabiliyor görüldüğü üzere. Mario gibi klasik bir örnekle girebileceğimiz gibi Habbo Hotel gibi pek bilinmeyen bir örnekle de çıkabiliyoruz elbette.

Habbo Hotel, şu anki Sanalika gibi oyunların ''öncesi'' aslında. Tabi abaza dolu olan versiyonundan bahsetmiyorum. Habbo Hotel pixeller altında birleşip kartopu savaşı yaptığımız türde bir oyun.


Peki kartopu oynamak dışında yapabileceklerimiz yok mu? Var.
Aylak aylak gezinmek, onunla bununlar konuşmak, eventlara katılmak-düzenlemek gibi. Onun dışında Habbo Hotel basit yapılı bir oyundan daha fazlası değil. Fakat benim ilk İngilizce öğrendiğim zamanlarda oynadığım bir oyun olduğundan dolayı benim iöin değeri büyük. Burada arkadaşlar edinmiştim, evet. Şu an da lobbylerde  insanlarla anime muhabbeti falan yapıyorum. Daha geçen incelemesini yazdığım Another'ı izleyen herif bulduk tartıştık. Tekrar eğlendim.


Bu yazıyı neden mi yazdım? Ben de pek emin değilim. Ancak küçüklüğünüzde oynadığınız oyunlara dönün bir bakın. Eski bir arkadaş gibi görüneceklerdir size...